top of page

İŞ ORTAMI STRESİNİ ÖLÇMEK İÇİN 7 ÖNEMLİ YÖNTEM

Updated: Apr 26




Dikkate Almamış Olabileceğiniz, Stresin Altında Yatan Bir Kaç Neden.


Sürekli faaliyette olan Dünya’mızın yoğun temposunda, iş bitirme tarihlerine veya başka iş gereksinimlerine uyabilmek çok zor olabilir. Böyle olduğunda stres içimizde yavaş yavaş büyür.


Ama iş ortamı stresi sürekli ve uzun vadeli olduğu zaman, çok bunaltıcı bir hale gelebilir. Bu sadece görevleri tamamlayamamamıza neden olmaz, ayrıca yönetici ve çalışma arkadaşlarımızla olan ilişkilerimize de zarar verir.


TTI’ın yeni Stress Quotient™ assessment Stres Raporu stresin bireyleri ve bir organizasyonu nasıl etkilediğini 7 özet indeksle ölçmektedir.


Daha açık bir şekilde anlatacak olursak, bu rapor sadece stresli olduğunuzu söylemiyor (Siz bunu zaten biliyorsunuz). Ek olarak en çok etkilendiğiniz alanları, bunun yanı sıra hiç hesaba katmadığınız altta yatan nedenleri de açığa çıkarıyor.


“İşin Talep Ettikleri” İndeksi: Zaman yönetimini, kendi zaman çizelgeniz ve zamanınız üzerinde ne kadar kontrolünüz olduğunu ve yeteneklerinizin işe ne kadar uyumlu olduğunu ölçer.


“Sürekli çalışmak ve hiç oynamamak Jack'i sıkıcı bir çocuk yapar.” The Shining filminde geçen bu replik iş hayatına tam uymaktadır. Günümüzde, yükselen bir rakamla, çalışanlar daha fazla iş yapmaları için sürekli baskı altındadırlar. Doğrusu şu ki; bizim “daha-fazla-çalış ekonomimiz” çalışanlar üzerinde oldukça kötü etkiler yaratarak sadece onların akıl sağlıklarını değil, ayrıca şirketlerin de uzun vadede başarılarını kötü etkilemektedirler.


“Emek/Ödül Dengesi” İndeksi: İş ortamı anlamlılığını ya da değerimizin kalitesini, iş ortamında amaç ya da önemliliği bunun yanı sıra iş ortamında alınan takdiri ve ödülü (iş yerinde eforun ve adanmışlığın geri dönüşü) ölçer.


Bir işi kabul etmemizin ya da bir işe eleman almamızın nedeni, kriterlerimize uyması ve bizi başarıya götürecek olmasıdır. Ama yaptığımız işin karşılığını uygun bir şekilde almadığımız zaman - maaş, övgü, zam veya bir takdir göstergesi - yöneticimizin arkamızda olmadığını hissedebiliriz, ve bu içimizde bir güvensizlik hissinin oluşmasına neden olabilir. Elinden gelen her şeyi yapan bir eleman çabalarının yöneticisi tarafından takdir edildiğini görürse, bu çabalara devam etme eğiliminde olacaktır.


Kontrol İndeksi: İşinizi etkileyen karar ve eylemlerde düşüncelerinizin ne kadar etkili olduğunu hissettiğinizi ölçer.


Hepimiz iş ortamında görüş ve fikirlerimizi paylaşmak için yetkili olduğumuzu hissetmek isteriz. Bu bir dereceye kadar bağımsız ve bir takım oyuncusu olduğunuzu gösterir. Peki ya alt departmanlardan gelen fikir ve stratejilere önem verilmeyen bir şirkette çalışıyor olsaydınız? Durum bu olsaydı, takımın bir parçası gibi hissetmeyebilir ve fikirlerinizin önemli olmadığını düşünebilirdiniz. Bu, iş ortamında gittikçe kapanmanıza neden olup performansınızı etkilerdi.


“Kurumsal Değişim” İndeksi: Bu indeks 3 parçaya ayrılır:1) Kurumsal iletişim: politikaların, prosedürlerin ve diğer faaliyetlerin size nasıl aktarıldığı; 2) Kurumsal evrim: kurum içindeki değişim ve gelişimin süreci; ve, 3) Kurumsal vizyon: kurumun başarmak istediklerinin istek uyandıran açıklaması.


Şirketinizin gündemi ister başka bir şirkete yapılan bir ortaklık, ister çalışan listesinde yapılan bir değişiklik olsun, yönetimin sizi neler olduğu konusunda haberdar etmesi gerekir. Ne de olsa, bu gibi değişiklikler sizi doğrudan etkilerler ve bu yüzden her şeyin size bildirilmesini umut edersiniz. Ama durum her zaman bu olmayabilir ve bu da soyutlanmış hissetmemize neden olur. Hatta, eğer artık kurumun bir parçası olarak hissetmezlerse bazı çalışanların temelli işte çıkmalarına bile neden olabilir.


Yönetici İndeksi: Yönetici farkındalığını, diğer bir deyişle bir yöneticinin insanların kişilerarası ihtiyaçlarını fark edebilme ve anlayabilme yeteneğini; ve yönetim şeklini, yani yöneticinin insanlarla veya işle ilgili sorunları nasıl ele aldığının genel sürecini kapsar.


Genellikle, işimizle ilgili olumsuz şeyler söylememizin ya da işten ayrılmaya karar vermemizin nedeni yöneticimizle olan kötü ilişkimizdir. Bu gibi durumlar, iş bitirme ve yeni fikirler sunduğumuzda anlaşılabilme yeteneğimizi kötü etkiler. Yöneticimizin desteğini arkamızda hissetmemek moral bozucu olabilir ve çoğu insanın eşyalarını toplayıp gitmelerine yol açabilir.


“Çalışma Arkadaşları Desteği” İndeksi: Sakınmayı, diğer bir deyişle çatışma yaratacak durum ya da insanları bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde görmezden gelmeyi ve işbirliğini, diğer bir deyişle arzulanan sonuca ulaşabilmek için beraber çalışma sürecini ölçer.


İş ortamı ilişkileri genelde evdeki ilişkilerimizin bir uzantısıdır. Fakat bu ilişkiler fikir ayrılıkları yüzünden zarar gördüğü zaman, iş yerindeki performansımız ve verimliliğimiz bundan doğrudan etkilenebilir. Ama farklılıkları bir kenara bırakıp, arzulanan amaca ulaşabilmek için uyum halinde çalışabilme becerisi, bize işbirliği seviyesini gösterir.


“İş Güvencesi” İndeksi: Fırsatları, iş istikrarını ve iş ortamı güvenini ölçer.


Aslında en önemlisi, iş yerinde bir fark yarattığımızı ve başarılı olduğumuzu bilmektir. Ama yöneticimiz bizi odasında çağırdığında içimizde kötü bir his oluyorsa, şirketimizdeki yerimizin ilerlemesi konusunda kaygılarımız var demektir. Durum bu olduğunda, bu gibi bize yetersiz hissettiren kaygılarımızı yöneticimizle beraber çözmeye çalışmak isteyebiliriz.


Stresiniz dayanılır bir seviyede mi? Yoksa kırılma noktasında mısınız? Liderlerin, kurumlarındaki stresi nasıl ele aldıkları ile ilgili daha fazla bilgi edinmek ister misiniz?


Measureyourstress.com’u ziyaret edin ve stresin nedeni ile ilgili daha fazla veri elde edin.


Zach Colick

1 view0 comments

Recent Posts

See All

Comentarios


bottom of page